WwW.SiiRCeM.Tr.Gg HoŞGeLDiNiZ HÜSNÜ BALA
HÜSNÜ BALA KİŞİSEL SİTESİ  
  Ana Sayfa
  İletişim
  Üye Girişi
  Ziyaretçi Defteri
  ŞİİRLERİM
  => ÇEK GİT
  => SEVGİLİ
  => Masal Gibi
  => BİR KADIN OLMALI HAYATINDA
  => ZULMETME
  => GEL
  => KAVUŞMAK
  => GİDİYORUM
  => AĞIT
  => GÜL
  => ARAYIŞ
  => SÖYLE
  => SATRANÇ
  => SANA VARMAK
  => NİCEDİR
  => YAPACAKLARIN
  => BEKLEME BENİ
  => YÜREĞİM
  => BU YÜREK
  => GİDİŞİN
  => EYLÜLDE GEL
  => SANA
  => İNSANLIĞI SAYDIK
  => SES
  => BİLMEZDİM
  => NİCEDİR YOKSUN
  => EZBERİMDEKİ ŞİİR
  => SEVGİ
  => SORGU
  => YaZIK ETTİM
  => DULDASIZ
  => SERENDİP
  => BİR KADIN
  => SANA YAŞAMAK
  => PARANOYAK HAYATLAR
  => SEVMEK
  => İÇİMDEKİ ÇOCUK
  => SÖZ VERİYORUM
  => GİTME
  => TRAVMA
  => CENNETİMSİN
  => Kadınlar
  => FIRTINA
  => Sabıkalı Aşk
  => Aldanış
  Radyo
  Harita
  Sayaç
  Foto Galeri
  AnKeT
  Link Listeleri
  Aşk Ölçer
  YARIŞMA
  Tarihte Bugün
EZBERİMDEKİ ŞİİR

EZBERİMDEKİ ŞİİR



Ezberimde bir
şiirdin sen,
gecenin gözlerine düşmüş saatlerde söylediğim
söyledikçe sen hatırlanır
Hatırlandıkça sen akardın
geceme…

Ezberimde bir
şiirdin sen,
yıldızlara sığınmış, ışığını arayan kuytu karanlıklarda
Karanlık oldukça aydınlanan, Aydınlandıkça
gözlerime düşerdin
yalnızlıklarımda…

Ezberimde bir
şiirdin sen,
okyanuslara komşu bir ada
Yalnızlığına sığınmış tenha
maviliklerde
Maviliklere sığındıkça sen düşerdin aklıma…

Ezberimde bir
şiirdin sen,
dağlara yol olmuş, yolsuzluğunu yurt bilmiş
yurdunu kimsesizlik bilmiş
kimsesiz olduğumu her hatırladığımda aklıma sen gelirdin...

Ezberimde bir
şiirdin sen,
hoyrat
gecelerime düşmüş
gördükçe seni, hatırladıkça sen, sevdikçe sen büyürdün bedenimde…

Ezberimde bir
şiirdin sen,
kentlerin çarpıklığına esir olmuş,
sefaletlerde iz sürmüş, sur diplerinde kimsesizliğine yanmış bir çocuk gibi
ne
zaman yol alsam o kentlere sen düşerdin aklıma…

Ezberimde bir
şiirdin sen,
dilimin ucunda
şiirin, aklıma ilk mısrası geldikçe hüzünlenir
son mısrasında kendimi tutamaz ağlardım
ağlayışlarımdaki
gözyaşlarım sana akardı
ve sen bana akardın ömrüm boyunca…

Ezberimde bir
şiirdin sen,
bilinmez bir kentin yoluna her düştüğümde
aklımda ziyan kalmış sefalet düşüncelerle sana gelirdim.
sana her geldiğimde, sen bana buz kesmiş bir sessizlikle gelirdin,
kendindin hep, kendin gibi hep suskundun ve yorgundun…

Ezberimde bir
şiirdin sen,
Düşlerimin orta yerine kurulmuş, sonsuz olmuşçasına
Sessiz bir ağıt, yaktığında her ağıt’ını
Acı olup geçerdin benliğimden…

Ezberimde bir
şiirdin sen,
Bütün ezberlerimi bana unutturan
Yalnızca sen adlı bir
şiir kalırdı ezberimde
Sil-BAŞ tan tüm ezberlerimi sana ve
şiirime bağışlayarak
Ezberlerimi sana adamıştım…

Ezberimdeki
şiirdin sen gözlerime düşmüş,
yüreğimi esir almıştın.
Ezberimdeki son ve ilk
şiirimdin SEN
Bedenimden yüreğime akarak beynime hükmederdin…






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:

DİKKAT  
 
Bir Kentin Buruk Rüzgarları adlı Şiir kitabım ikinci baskısıyla
yakında piyasada...
 
Bir Kentin Buruk Rüzgarları  
   
Reklam  
   
Günün Sözü  
  Ölmezden önce ölmek, dünyanın zevklerinden ve hayvani hırs ve şehvetlerinden sakınmaktır. Onu yapabilen insan, şüphesiz ki; hakiki varlık ile birleşir. Ve sonsuz hayat ile diri olur. Ancak insanlar dünyanın bin bir türlü çekici ve aldatıcı zevkinden, çeşit çeşit yakıcı hırslarından ayrılmadıkları için buna gönül vermezler.

-Şeyh Bedrettin
 
Kısa bir şiir  
  ...
"yağmur" ten'e yağar,
sen de can'a yağarsın,
biliyor musun sevgili !
aranızdaki fark ruh ve bedendir
...
H.BALA
 
Kısa Öykü  
  Ağlayan Kız ve Balığın Hikayesi
Bir gün kapı çalmış. Ama kapıda kimsecikler yokmuş. Kapının önünde yalnızca bir kavanoz. Etrafa bakınmış kimseyi görememiş. Almış içeri kavanozu. Gözleri yaşlı açmış kapağını. İçinde turuncu bir balık görmüş. Tam o sırada gözlerinden bir damla gözyaşı damlamış kavanoza. Balık birden kıpırdanmaya başlamış. Daracık kavanozun içinde oradan oraya dönmüş durmuş. Kız anlam vermemiş neler olduğuna. Daha çok ağlamaya başlamış. Üzülmüş balığın haline Ağladıkça damlalar kavanoza dökülmüş.Balığın rengi morarmaya başlamış. Sonra anlamış gözyaşlarının küçük balığı zehirlediğini.Hemen gidip suyu değiştirmiş. Balık tekrar canlanmış eski haline geri dönmüş.Aradan günler geçmiş. Kız balığına şarkılar söylemiş durmadan. Dertleşmiş derdini anlatmış. Balık dinlemiş. Ama ağlamamış hiç. Balığım ölmesin diye. İçine akıtmış gözyaşlarını. O kadar çok sevmiş ki küçük balığı hiç ağlayamamış, hiç belli edememiş.Ama günler geçtikçe kız hastalanmaya başlamış. Rengi solmuş. Halsiz kalmış. Kimse ne olduğunu anlayamamış. Ama kimse bilememiş, içine akıttığı gözyaşlarının kendisini zehirlediğini. Asıl ağlarken daha mutlu olduğunu, zehrini böyle dışarı akıttığını kimse öğrenememiş. Ondan geriye yalnızca turuncu bir balık kalmış… Daha mı değerliydi uğruna gözyaşlarımızı sakladığımız.. kendimizi zehirlemek daha mı kolay.. saklanmak.. kaçmak çözüm mü? Daha mı değerli turuncu balıklar? Daha mı değerli kendi hayatımızdan? Durma ağla. Durma akıt gözyaşlarını. Dök içindekileri, bırak gitsin gidenler. Bırak ölsün balıklar, bırak kırılsın kavanoz. Elbet bir balık var gözyaşlarında canlanacak, elbet bir kavanoz var gözyaşlarından kırılmayacak. Elbet bir balık var seni ağlatmayacak, gözyaşlarını dindirecek, senin sesinle konuşacak. Gözyaşlarında bir sorun yok… Kapında bile olsa, tek mesele yanlış balık, yanlış kavanoz. Ya da yanlış zaman yanlış insan.
-Alıntı
 
Şiirlerim için resmi adres  
  Şiirlerimi okumak için tıklayın.  
Bugün 9146 ziyaretçikişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=

<